5 Aralık 2011 Pazartesi

Ayşe KULİN - gİZLİ aNLARIN yOLCUSU kİTABI

Ayşe KULİN in son kitabı Gizli Anların Yolcusu" nu okudum bir çırpıda. Kitap hakkında söylenebilecek çok fazla şey var da yokta aynı zamanda...

Burada size kitabı anlatıp bir spoiler alert vermek istemem ama yazarın siyasi gündeme dair atıfları olduğundan ki bunlar Ergenekon tutuklamaları, yazarların tutuklanması, cemaatlerin yükselen değer oluşundan bahsedebilirim. He bunlar gerekli miydi derseniz tartışılır. Yazarın yanlış bilmiyorsam ilk kez gerçek bir olay olmaksızın yazdığı romanı bu. Romanın derinlerine indiğinizde ana karakteri hayal edemiyorsunuz. Öyle olmaz mı size de her okuduğunuz kitapta karakterleri bir şekle sokarız ya. Bu birçok zaman da aslında çevremizden tanıdığımız insanlar olur. Burada öyle bir durum var ki baş kahramanı ve onun aşık olduğu karakteri çevrenizden hiç bir iki erkeğe benzetemiyorsunuz zira "eşcinseller". Bu da sizin elinizi ayağınızı bağlıyor adeta.

Bu da aslında zihinlerimize konulmuş birer esaret değil midir? demem lazım yazının burasında ama demiyorum. Şunu ayırmamız lazım birbirinden iki farklı cinsiyetten doğmuş insanlar vardır bunu kabul ederim. Doğuştan gelenleri kabul edebilirim ama ya sonradan olanları? Kusura bakmayın ama bunu hoş görmek mümkün değil. Bu benim zihnimin tutsaklığından değil herşeyin aslında kendi içinde bir sınırı olduğunda güzel ve anlamlı olduğunu bildiğimden gereklidir.
Birde oradaki eşcinsel karakterinin bu dönüşte sanki çocukluğunda Kuran kursunda bir sapık hoca tarafından uğradığı tecavüzün neden olduğu gibi bir izlenim çıkıyor ortaya. Bu durumu reddeceğine adam gitmiş eşcinsel olmuş denmez mi sizce de ?
Kitabın tanıtımlarındaki şu laf beni zaten bitirdi: " Yazar yine konuşulmayanları konuşuyor." Buradan anladığımız o adamın çocukken yaşadığı durumun üzerine gidildiği şeklinde olurken adam hayatından gayet memnun üzerine birde başka bir evli adamla dost hayatı yaşıyor ve ona aşık oluyor. Bu kurtuluşun neresinden tutsanız elinizde kalır.

Kitabı okurken yazarın daha önce hayatından kesitler anlattığı iki kitabını okumuştum . Bu da bana kendi yaşantısından ne kattığını görme imkanı verdi. Kahramanın kızının yurtdışı okuyor olması metaforunu yazar kendi çocuklarından almış olmalı. Bozuk Türkçe konuşmaları örneğini. İnsan buna mecbur kalıyor daha iyi anlatıyor. Yaşananla yaşanabilir olan arasında aslında derinde bir boşluk herzaman var.

Hasılı kitabı okudum güzeldi tavsiye ederim. diyeceğim ama yazdıklarım size beğenmişim gibi gelmeyebilir.

0 yorum:

Yorum Gönder