Edebiyat , şiir ve deneme yazılarım.

Ziyaretçi

Çarşamba, Nisan 02, 2014

Şuh kahkahalar


(...)

Şuh kahkahalar içinde odaya yönelmişlerdi. O sırada o kadar sevinçliydi ki Hasret...
Dudakları sevinçli görünse de gözlerinden yaşadığı bezginlik anlaşılıyordu. Fakat bu yılgınlığı anlamak için gözlerinin ta içine bakmak gerekiyordu.
Kahkahalar eşliğinde koltuğa Şerminle karşılıklı oturdular. Kollarını her zamanki gibi koltuğun arkasına yasladı ve ellerini de boynuna koymuştu. Topladığı saçlarının altından bembeyaz, pürüzsüz boynu görünüyordu. Bir yandan parmak uçlarıyla boynunu okşuyor, bir yandan da Şermin'in bitmek bilmeyen sorularına cevap vermeye çalışıyordu. Arada bir konuşulanları tebessümle karşılıyor arada da Konuşmalardan koparak kendi dünyasının içinde kayboluyordu. Gözlerinin arkasındaki dünyaydı bu. Anılar, hayal kırıklıkları, üzüntüler, sevinçler, hayaller... Kısacık bir ömre o kadar şey sığdırdığına kendisi bile şaşırıyordu. Hüzünlü ve kırgındı daha çok. Ama bu kırgınlığını kimseye belli etmemeliydi. Güçlü olmalıydı daima. Bütün bunları rafa kaldırıp unutmaya çalışmalıydı. 
Şermin'in sorusuyla bütün bu düşüncelerinden sıyrıldı bir anda.

(...)

0 yorum:

Yorum Gönder

© 2011 Yaşamın Getirdikleri, Tüm hakları saklıdır.

Tema dizayn Koray Tunçyiğit