Edebiyat , şiir ve deneme yazılarım.

Ziyaretçi

Salı, Ağustos 11, 2015

ZOR HAYAT


Hayatın nasıl gelişeceği bize neler getireceği veya nelere sahip olacağımız daha ilk günden belli oluyor. Biraz hüzünlü ve sakin bir çocuksan hayatının çoğu hüzünlü ve negatif geçiyor. Biraz uyanık, kendince bir şeyler üreten bir çocuksan geri kalan ömrün de onunla bağlantılı oluyor. Sanırım ilk gözlerini açtığında bunu anne baban anlıyor ve sana ona göre muamelede bulunuyorlar. Mesela sorumluluklarını bilen, kimseyi üzmek istemeyen ve kimseye muhtaç olmamak için çalışan biriysen sana hep biraz daha soğuk, nasılsa o yapar mantığıyla yaklaşıyorlar. Yıllar geçtikçe bu duruma sen de alışıyor ve kişiliğinin öyle olduğuna inanıyorsun. Sonra bütün sorumluluklar omuzlarına biniyor, her yükü tek elinle çekip götürmeye çalışıyorsun. Hayat akıp geçerken önünden sen hala yerinde sayıyorsun. Hadi buna da eyvallah deyip kendi işine bakıyorsun. Sonrasında hayatınla ilgili bir karar alıp kendi yolunu çizmek istediğinde hiçbir yüküne el atmamış insanlar "dur bakalım sen kimsin de karar alabiliyorsun" diye ona da karşı çıkıyorlar. Sonrası yine tırnaklarınla olayı çözmeye çalışma, altından bin bir uğraşla kalkmak için çabalama... Ya, evet ben bu şekilde devam etmeliyim diyeceksin ya da ardına bile bakmadan çekip gideceksin... Hangisi doğru?

0 yorum:

Yorum Gönder

© 2011 Yaşamın Getirdikleri, Tüm hakları saklıdır.

Tema dizayn Koray Tunçyiğit